|
Atalarımızın 600 yıl bir dünya hakimiyetiyle yönettiği 28 ülke, Osmanlı’nın çöküşüyle birlikte, hepsi Osmanlı hakimiyetinden ayrıldılar ve hepsi ayrı ayrı huzursuzlar.
Adalet için yaşayan, adaletsizliğin her safhasında mutlaka kuvvetle oraya ulaşan, Osmanlı Akdeniz’i bir Türk gölü haline getirmişti.
Osmanlıca 28 dili içinde barındıran bir özelliğin sahibiyidi. Hangi ülkeye gidilse kimse kendini yabancı hissetmezdi.
Misafirperver Osmanlı, sınırları içinde yiyecek, barınak ve temel bütün ihtiyaçların ücretsiz hizmete sunulduğu kervansaraylara sahipti.
Vakıf medeniyeti olarak Osmanlı; ahilik teşkilatı ile, devlet düzeni ile, askeri ile düzenin temsilcisiydi. Hoşgörünün yegane sahibi Osmanlı’da hiçbir din, dil, ırk ayrımı yapılmazdı.
Gün geçtikçe manevi değerleri, özgüveni yok olan, uyuşturucu batağında, töre kurbanı, obezitoya yönlendirilmiş, ufku olmayan, düşünemeyen, cahil, cimri ve korkak bir gençlik oluştu.
Dilini unutan ve utanarak ikinci plana atan ve şanlı tarihinin farkında olmayan bir gençlik!
Dünya barışını sağlayabilecek, dünyaya huzur, hoşgörü ve adaleti yeniden yaşatacak projeleri gerçekleştirebilecek olan ülke yine bu ülkedir; Osmanlı’nın torunlarıdır.
Türkiye’nin uluslar arası arenada güçlü, ses veren, sesi merak edilen, bir ülke olmaya aday olduğunu iliklerine kadar hisseden, özgüven sahibi bir gençlik için kolları sıvadık.
İnanıyoruz ki bu ülke için her şey
ÇOK DAHA GÜZEL OLACAK.
| |